“ORMAN BANYOSU” YAPIYOR MUSUNUZ?

TÜRKİYE'NİN İLK VE TEK ORMAN TERAPİ REHBERİ KOZAK'TAN SESLENİYOR!

Orman banyosu dediğimiz şey,
sadece “yürüyüş yapalım”, “gidelim
piknik yapalım”, böyle bir şey değil
Ormana girdiğinizde
beş duyunuzla birlikte
tamamiyle kendinizi ormana gömmek demek,
bırakmak, bildiğiniz duş
almak demek aslında…

Herkese merhaba,
Bugün Japonların “Shinrin Yoku” dediği
“Orman banyosu”nun ne olduğunu Gülden Karabudak’tan öğreneceğiz.

Gülden hanım Türkiye’nin ilk ve tek “Orman terapi rehberi”

Evet, gerçekten anlatamayacağım kadar heyecan verici,
beni de hem onurlandıran, hem duygulandıran çok farklı bir şey.
Çünkü benim zaten yıllardan beri önemsediğim, arzu ettiğim bir şeydi.
Ama şunu söyleyeyim, yurt dışına(eğitime)
o kadar bilgi birikimiyle gittim ki,
sanki ben bunu zaten biliyormuşum gibi.
Ama tabi ki orada aldığımız eğitimde-çok
güzel ortamlarda aldık bu eğitimi-
ben orada ağladığımı hatırlıyorum.

Çünkü sohbet ediyoruz ve Hollanda, İngiltere,
İspanya Portekiz, Almanya, buralardan arkadaşlar vardı.
Her yerden mutlaka 2-3 kişi var,
bir de onların kendi ülkelerinde zaten bu,
oralarda biraz daha ileri.
“Türkiyeden sen misin” “Sadece sensin”
“Türkiye’deki temsilci arkadaşımız” (dediler)
Tabi ki insana çok gurur veriyor.

Ülkemi temsil etmek çok güzel…

Orman banyosu nedir?

1980’li yıllardan beri Japonya’da ortaya çıkmış.
Yani Orman terapi konusu dünyada çok hızlı bir şekilde,
bir trend şeklinde ilerliyor.
Ama daha çok “Orman Tıbbı” olarak devam ediyor.
Ama “trend olmuş, evet, hemen arkasından gidelim”
“farklı farklı şekilde hemen bunu kullanmaya geçelim” değil.
Hakikaten çok sağlam temellere dayanıyor.

Japonlar Orman Banyosuna ne diyor?
Shinrin Yoku; Orman Banyosu
Aslında Orman banyosu dediğimiz şey,
sadece “yürüyüş yapalım”, “gidelim
piknik yapalım”, böyle birşey değil.
Ormana girdiğinizde beş duyunuzla birlikte
tamamiyle kendinizi ormana gömmek demek,
bırakmak, bildiğiniz duş almak demek aslında…
O yüzden de zaten Avrupa bunu bu şekilde değerlendirmiş.
Onlarda Shinrin Yoku olarak devam ediyor.
Ve çok güzel çalışmaları var Japonya’da.
Laboratuvarlarda çalışılıyor. 2-3 üniversite bu konuyla
ilgili bölüm açmış durumda.

Neden Kozak Yaylasını seçtiniz?

Doğduğum büyüdüğüm memleket, yaşadığım, herşeyiyle soluduğum,
hücrelerime kadar hissettiğim bir memleket burası.
Burası çam ormanı tamamen, eğer çam ormanına gidiyorsanız,
eğer meşe ormanına gidiyorsanız, okaliptus, ladin ormanına gidiyorsanız,
Hepsinin kendine has doğal kimyasalları var yaydıkları,
Monoterpen ya da fitonsit dediğimiz o doğal kimyasallar,
en fazla meşe ormanlarında bulunuyor,
hemen arkasından da çam ormanları geliyor.

Doğanın tedavi edici gücü birçok yönden sizi etkiliyor.
Bunlardan bir tanesi de ağaçların yaydığı kimyasallar.
Esas (Orman Terapi) merkez burası olsun istiyorum,
ve buradan dağılsın, insanlar gelip yaşasın, öğrensin,
Ve gerekirse ben yine gideyim başka yerlerde
de eğitimler yapalım ki yağacağız inşallah
Heryerde yapılsın, çünkü artık bu hakikaten gereklilik, hele şu süreçte.

Orman terapi her yaşa uygun mu?

Orman terapi ya da orman banyosu, çok küçük yaştan
bebeklerden, çocuklardan, en ileri yaşa kadar hiç
farketmez, herkes için uygun.
Sebebi de özellikle performans gerektiren,
veya sıkıntılı zorlu yollarda olmuyoruz.
Zaten amacımız bir yere varmak değil,
bir zirveye ulaşmak değil, bir şeyleri alt etmek değil.
Orada tamamen ormanın sizi yormayacak,
sizi kendisinin içine alabilecek, sizin onu içinize alabileceğiniz,
huzurla, herhangi bir tedirginlik ya da herhangi bir fiziksel ağrı, acı
hissettirmeyecek ortamlarda olduğu için, ve bu yolumuz kesinlikle
en fazla 2 km olduğu için, sadece şu olabilir belki;
alerjik bünyeli arkadaşların ilaçlarını alarak gelmesi önemli,
-ki bende de var, ama ben tamamen ormanın içindeyim- Onun dışında hiçbir
fiziksel sorunu yaşatmıyor, çünkü seçtiğiniz alan, yürüttüğünüz alan,
engel, yükseklik vb olmadığı için,
perfotmans da gerektirmediği için zararı yok.

2 saatlik parkurda neler yapıyorsunuz?

Katılımcı arkadaşlar geldikten sonra öncelikle kısa bir anlatım yapıyoruz.
Çünkü bunu hiç kimse bilmiyor, çok insan bilmiyor daha doğrusu.
O tanıtımdan sonra bizim belli bir kalıbımız var,
bir çerçevesi var bu çalışmanın.
Yani bu sadece “hadi gelin ormana gidelim, oturalım, lay lay lom” değil.
Sizi öncelikli olarak, bulunduğunuz ortamdan uzaklaştıran, oraya çeken,
sonra oraya adapte olmanızı sağlayan, kendinize dönmenize, ortamı daha iyi hissetmenize,
birçok noktaya, o ana bağlanmaya yarayan farklı yönergeler var.
O yönergeleri veriyoruz ve en sonunda da bütün o duyguları yaşadıktan sonra,
oradan çıkıp, evine rahatça gidebileceği son çalışmaları da yapıyoruz.
Bulundukları ortamdan ister istemez herkes kendi yaşantısına dönüyor.
Mesela çok güzel ormana, dağa giden insanlar
eve geldiklerinde biraz rahatsızlık yaşarlar, toparlanamazlar.
O süreci de tamamlayacak çalışmayı yaptıktan sonra bitiriyoruz.

Orman terapisinin yararları

Vadettiğimiz şu;
İnsanların bu ağır stresli ortamlarda -ki artık şehir hayatı, modern
hayat dediğimiz o hayat bize gerçekten çok ağır sonuçlarla gelmeye başladı,
Bunu sadece şehirler değil, köylerdeki insanlar da hissediyor-
Doğanın iyileştirici gücünden maksimum şekilde faydalanmalarını sağlamak.
Bunu yaparken de fiziksel, zihinsel ve ruhsal dönüşümü
sağlayacak olan aktiviteleri
keyifli bir şekilde insanlara verebilmek.
Sonrasında insanlar zaten, şöyle diyelim;
kimisi buna meditasyon diyor, kimisi yoga diyor.
Mesela farklı şekillerde iyileşmeye çalışıyoruz.
Bu bir sağaltma yöntemi zaten.
Yani içinde bulunduğunuz sıkıntılı durumlardan
arınma yöntemlerinden bir tanesi
ama aynı zamanda da tıbbi gerçekler olduğu için.
Mesela bunu yaparken ormanın, toprağın iyileştirici gücünden,
artı, doğada bulunan geometrik, fraktal şekiller,
insan doğasına çok uygun olduğu için ondan etkilenmelerden.
artı, ağaçların oluşturduğu fitonsitler,
monoterpenlerden etkilenmeler. Yani doğa bir şekilde yapmıyor bunu.
Bu etkinlikleri yaparken aynı zamanda onlardan da faydalanıyorsunuz.

Orman Banyosu kendi kendine de yapılabilir mi?

Öğrendikten sonra kişi kendi kendine çok rahat yapabilir bunu,
hiç bir sıkıntısı yok, rahatlıkla küçücük bir parkta bile yapabilir.
Bazı insanlar, ben de öyleydim, yöntemleri öğrenmeden önce,
doğaya gidiyoruz da ne yapacağımızı bilmiyoruz, oturalım mı, yürüyelim mi,
bazılarımız yürüyüş yapıyor, bazılarımız bir zirve arayışına giriyor,
bir şeyler yapmaya çalışıyor.
Bu, arayışı ortadan kaldırıyor, diyor ki orada;
“Sen ormandasın ve artık her şekilde bu hayatın parçasısın”
duygusunu burada hissettiriyor size bu çalışma.
İster sonraki süreçte kendi kendinize yapıyorsunuz,
İsterseniz, ben bunu birlikte, başka insanlarla yapmaktan
daha çok keyif alıyorum dediğinizde, bu tarz çalışmalara katılıyorsunuz.
Her ikisi de, rehberli de rehbersiz de mümkün.
Zaten tavsiye edilen şu anda en az haftada 2 saat.
İnsan en azından hafta içi veya hafta sonu kendini ayarlayabildiği ölçüde,
en küçük bir ormana, küçük bir koruluğa, hatta bir parka
atabilirse ancak kendini toparlayabiliyor.
Bunun için şu an bence en iyi kaçış yolu,
en iyi kendini bulma yolu ve şu pandemi döneminde de
insanın yalnızlıktan kurtulma yolu orman ve doğa…

Terapi grupları 8-10 kişilik mi?

Tabi özellikle pandemi döneminde.
Normalde biz 20 kişiyle de yürüyebiliyoruz.
Yürüme derken herkes normal bir yürüyüş gibi düşünüyor.
Yürüyüş değil, kendini bulabilmek için sakin, sessiz, huzurlu bir şekilde
biraz ormanın içinde yol almak aslında.

Farkındalık çalışmalarından(mindfulness) farkı?

Mindfulness çalışmalarında insanlar bilinçli olarak yönlendiriliyor
ana dönmeye ve bir şekilde kendisiyle buluşmasına.
Burada en büyük farkı;
Kimse sizi bunun için itelemiyor ya da “hadi” demiyor.
Siz zaten ormana bu çalışmalarla girdikten sonra,
hiçbirşeye ihtiyaç duymadan farkındalığınız öyle bir gelişiyor ki,
Siz bile farkında olmuyorsunuz.

Son sözünüz?

Net bir mesajım var;
Bu kadar çok huzursuzluğun, sıkıntının,
stresin yoğun olduğu bir dönemde tek bir panzehir var;
Doğa öyle ciddi bir panzehir ki, içine kendinizi bıraktığınızda,
siz bunu isteseniz de istemeseniz de size sunuyor zaten.
Yeter ki almasını bilelim. Aslında fabrika ayarlarına dönüştür bu.
Fabrika ayarına dönüş demek, zaten hepimiz biliyoruz, özümüze dönmek demektir
ve insanın kendini bulabilmesinin tek yöntemi.
Yoksa kişi asla kendi başına, kendiyle kalamıyor.
Bunu ancak doğa sağlıyor bize…

Çok teşekkürler Gülden Karabudak
Yolunuz çok güzel bir yol, inşallah insanlara daha da çok faydanız dokunur.

İnşallah, bunun için çok çaba gösteriyorum.
Göstermeye de devam edeceğim, ben de teşekkür ederim.

Gülden Karabudak’ın kendi hikayesini anlattığı videosu “Orman banyosu iyi gelir”i linki tıklayarak izleyebilirsiniz.